Anadolu'nun kadim yerleşimlerinden Türkmen Karahöyük'te sürdürülen arkeolojik çalışmalar, bölgenin Tunç Çağı'ndaki idari gücünü kanıtlayan çok özel buluntulara sahne oldu.
Konya'nın Çumra ilçesinde yer alan Türkmen Karahöyük, tarih meraklılarını heyecanlandıran keşiflere ev sahipliği yapıyor. Bilkent Üniversitesi'nden Doç. Dr. Michele Rüzgar Massa ve Chicago Üniversitesi'nden Doç. Dr. James Osborne'un öncülüğünde yürütülen kazı çalışmaları, bölgenin binlerce yıl önce nasıl bir bürokrasiye sahip olduğunu gözler önüne serdi.
Tarihi mühür bürokrasiyi kanıtlıyor
Kazı alanında bulunan en dikkat çekici eserlerden biri, yaklaşık 3 bin 500 yıllık geçmişe sahip Luvice hiyeroglif yazılı taş mühür oldu. Üzerinde 'Kurunti-ziti' ismi okunan mührün, Hitit mitolojisindeki Kurunta tanrısı ile ilişkili olduğu düşünülüyor. Uzmanlar, bu buluntunun bölgenin milattan önce 1500-1400 yılları arasında önemli bir idari merkez olduğunu doğruladığını belirtiyor. Mühürdeki isim ve unvan detayları, o dönemde devlet kademesinde işleyen hiyerarşik yapının izlerini taşıyor.
Altın muska şaşkınlık yarattı
Kazılarda sadece idari belgeler değil, kişisel eşyalar da gün yüzüne çıkarıldı. Milattan sonra 4. veya 5. yüzyıla tarihlenen, bakır bir kutu içerisinde saklanmış 0,1 milimetrelik altın levhadan oluşan muska, araştırmacıları şaşırttı. Küçük bir çocuğa ait olduğu tahmin edilen ve üzerinde İncil'den pasajlar bulunduğu değerlendirilen bu muska, dönemin inanç dünyasına dair nadir örneklerden biri olarak kayıtlara geçti.
Çok katmanlı bir kültür mozaiği
Kazı Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Hüseyin Erpehlivan, Türkmen Karahöyük'ün Anadolu arkeolojisindeki stratejik önemine vurgu yaptı. 150 kişilik bir ekiple sürdürülen çalışmaların, bölgedeki Helenistik, Demir ve Tunç Çağı katmanlarını tek tek aydınlattığını ifade eden Erpehlivan, Konya'nın kültürlerin kesişme noktasındaki rolünün bu buluntularla bir kez daha tescillendiğini dile getirdi. Bölgedeki kazıların, Anadolu'nun geçmişine dair daha pek çok sırrı barındırdığı düşünülüyor.