Yapay zeka yarışında vites yükselten teknoloji şirketleri, veri merkezi altyapılarına ayırdıkları devasa sermaye harcamalarıyla küresel enerji yatırımlarını geride bıraktı.
Uluslararası Enerji Ajansı'nın (IEA) son verileri, teknoloji dünyasındaki finansal hareketliliğin boyutlarını gözler önüne serdi. Sadece beş büyük teknoloji şirketinin veri merkezleri için yaptığı toplam harcama, dünya genelindeki petrol ve doğal gaz arama-üretim yatırımlarını geçti. Geçtiğimiz yıl 400 milyar dolar barajını aşan bu tutarın, 2024 yılı itibarıyla yüzde 75 oranında daha artması bekleniyor.
Yapay zeka kapasitesinde rekor artış
Uydu izleme teknolojileriyle yapılan analizler, yapay zeka odaklı veri merkezlerinin toplam kapasitesinin son bir buçuk yıl içerisinde üç katından fazla genişlediğini ortaya koyuyor. Bölgesel bazda veri merkezi projeleri mantar gibi çoğalsa da, uzmanlar bu projelerin tamamının hayata geçirilmesinin gerçekçi olmadığını ve bir kısmının rafa kalkabileceğini öngörüyor.
Enerji verimliliğinde yeni dönem
Yapay zekanın enerji tüketimi konusunda yaygın bir endişe olsa da, yazılım ve donanım tarafındaki iyileştirmeler verimliliği artırıyor. Basit metin tabanlı sorguların enerji maliyeti, bir televizyonun çalışmasından bile daha düşük seviyelere çekilmiş durumda. Hatta tüm internet aramalarının yapay zeka ile yapılması senaryosunda bile, bu işlemin toplam veri merkezi tüketiminin yüzde 1'inden daha az bir elektrik harcayacağı hesaplanıyor.
Karmaşık işlemlerin maliyeti yüksek
Verimlilik artışına rağmen, video üretimi veya otonom sistemler gibi karmaşık yapay zeka görevleri ciddi bir enerji yükü oluşturuyor. Bu tür gelişmiş uygulamalar, basit metin işlemlerine göre binlerce kat daha fazla elektrik tüketebiliyor. Bu durum, yapay zekanın gelecekteki enerji talebini belirleyen ana unsurun, kullanım yoğunluğu ve uygulama karmaşıklığı olacağını gösteriyor.
2030'a kadar elektrik talebi ikiye katlanacak
Veri merkezlerinin 2023 yılında 485 teravatsaat olan elektrik tüketiminin, 2030 yılına kadar 950 teravatsaate ulaşarak iki katına çıkması bekleniyor. Bu artış, dünya genelindeki toplam elektrik talebinin yüzde 3'üne denk geliyor. Yapay zeka odaklı tesislerin payının ise üç katına çıkacağı tahmin ediliyor. Çip üretimindeki darboğazların aşılması ve teknolojinin daha yoğun kullanılması durumunda, 2030 sonrasında enerji talebinde çok daha keskin bir yükseliş yaşanabileceği uyarısı yapılıyor.