Marmara Denizi'ndeki fay hatlarının enerji biriktirme biçimini analiz eden uzmanlar, depremlerin batıdan doğuya doğru bir göç eğiliminde olduğu uyarısında bulunarak, en kötü senaryoya göre 7,5 büyüklüğünde bir sarsıntıya hazırlıklı olunması gerektiğini vurguladı.
İstanbul ve çevresini yakından ilgilendiren deprem gerçeği üzerine değerlendirmelerde bulunan Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi’nden Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu, yer bilimleri dünyasında yürütülen farklı senaryoların toplumda rehavete yol açabileceğine dikkat çekti. Bilimsel verilerin kesin bir büyüklük tahmini yapmaktan ziyade, en kötü ihtimale karşı tedbir almayı zorunlu kıldığını belirten Kutoğlu, hazırlıkların 7,5 büyüklüğündeki bir deprem baz alınarak yapılması gerektiğini savundu.
Fay hattındaki enerji birikimi sürüyor
Alman Yer Bilimleri Merkezi’nin hazırladığı çalışmalara atıfta bulunan Prof. Dr. Kutoğlu, fayların yüzeyde "sürünen" bir yapıda görünmesinin enerji biriktirmedikleri anlamına gelmediğini belirtti. Kuzey Anadolu Fayı’nın yıllık 2 ila 3 santimetrelik hareket hızına karşın, bazı bölgelerde gözlemlenen 1 santimetrelik sürünme hareketinin bir "açık" oluşturduğunu ifade eden Kutoğlu, bu durumun derinlerde ciddi bir kilitlenme riski barındırdığını dile getirdi.
Depremler batıdan doğuya mı ilerliyor?
Alman uzmanların Marmara Denizi’ndeki deprem aktivitesini yıl yıl inceleyerek ortaya koyduğu "göç teorisi" ise dikkat çekici bir tabloyu gözler önüne seriyor. Prof. Dr. Kutoğlu, 2011 yılından bu yana batıdan başlayarak doğuya doğru ilerleyen sismik hareketliliğin, enerjiyi kırmızı segment olarak adlandırılan kritik bölgeye taşıdığını belirtti. Kutoğlu, "Eğer bu teori doğrulanırsa ve o bölgedeki fay kilitliyse, beklenen deprem 7 büyüklüğünün üzerine çıkabilir" uyarısında bulundu.
Hasar riski yüksek bölgeler belirlendi
Kendi geliştirdiği modelleme yazılımıyla olası bir sarsıntının etkilerini simüle eden Prof. Dr. Kutoğlu, İstanbul’un Marmara Denizi’ne kıyısı olan bölgelerinin en yüksek risk grubunda yer aldığını vurguladı. Zemin yapısına bağlı olarak sarsıntının şiddetinin sarı, turuncu ve kırmızı renklerle haritalandırıldığını belirten uzman, özellikle güney kıyılarının ve İstanbul’un sahil şeridinin depremden en çok etkilenecek alanlar olduğunu kaydetti. Kutoğlu, yaşanabilecek olası bir felaketin faturasını hafifletmek için tartışmaların büyüklükten ziyade, alınacak önlemlere odaklanması gerektiğini sözlerine ekledi.