Tahran yönetimi, küresel enerji arzının kalbi konumundaki Hürmüz Boğazı'ndaki kontrol yetkisini vurgulayarak, stratejik ortakları Rusya ve Çin için yeni bir dönem başlattı.
Dünya gündeminin en kritik geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı'nda dengeler değişiyor. İran Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu Başkanı İbrahim Azizi, bölgedeki hakimiyet haklarını hatırlatarak, Pekin ve Moskova ile yürütülen iş birliğinin yeni bir boyuta taşındığını duyurdu.
Egemenlik vurgusu ön planda
Rus basınına verdiği demeçte Hürmüz Boğazı'nın İran coğrafyasının ayrılmaz bir parçası olduğunu belirten Azizi, Tahran'ın bu bölge üzerindeki kararlarının sorgulanamayacağını ifade etti. Boğazın jeopolitik önemine dikkat çeken yetkili, İran'ın kendi karasuları üzerinde tam yetki sahibi olduğunu ve bu hakkın uluslararası arenada tartışmaya kapalı olduğunu belirtti.
Stratejik ortaklara kapılar sonuna kadar açık
İran'ın dış politikadaki en önemli müttefikleri olan Rusya ve Çin'e özel bir statü tanınacağını açıklayan Azizi, bu iki ülkenin geçiş süreçlerinde ayrıcalıklı koşullardan faydalanacağını belirtti. Azizi, "İran için stratejik öneme sahip olan Rusya ve Çin, Hürmüz Boğazı'nı kullanırken özel muamele görecek ve kendilerine her türlü kolaylık sağlanacaktır" ifadelerini kullanarak, Tahran'ın müttefiklerine verdiği önemi bir kez daha gözler önüne serdi.
Nükleer müzakerelerde uranyum detayı
Hürmüz Boğazı'ndaki stratejik kararların yanı sıra nükleer diplomasiye de değinen İbrahim Azizi, ABD ile yürütülen müzakere süreçlerine dair önemli bir açıklama yaptı. Azizi, kamuoyunda merak konusu olan zenginleştirilmiş uranyumun ülke dışına çıkarılması konusunun, Washington ile yapılan görüşmelerde gündeme gelmediğini ve bu başlığın masada olmadığını kaydetti.